TÜBİKOK @2.BCWC

Seyahat Hakkında

Türkiye Bira Koleksiyonerleri Kulübü olarak Milwaukee’de gerçekleşmiş olan 2. Dünya Bira Koleksiyonerleri Toplantısın’da (BCWC) ülkemizi ve kulübümüzü temsil ettik. 7 gün süren bu seyahat boyunca yaşadıklarımızı ve deneyimlerimizi bu günlükten okuyabilirsiniz.
Keyifli okumalar. :)
Detaylara geçmeden önce genel bilgiler vermek istiyorum.
  • Bu sene 2.si gerçekleştirilen BCWC, aynı zamanda BCCA (Brewery Collectibles Club of America) tarafından her yıl düzenlenen ve bu yıl 45.si gerçekleşen CANVENTION yani Amerika’lıların bira kutusu koleksiyonerleri toplantısı ile ortak bir organizasyon olarak gerçekleşti.
  • Yaklaşık 1000 kişinin katıldığı toplantıdaki en genç kişiler bizdik. Amerikalı koleksiyonerler ortalama 65 yaşlarında ve 40 yıllık koleksiyonerler.
  • Milwaukee genelde küçük ve sıkıcı bir yer, ancak bira olayını aşmış bir şehir olarak dikkatimizi çekti.

1. Gün: İstanbul – Chicago

Tubikok ekibi olarak havaalanında buluştuk. 7 adet valiz ve 1 adet roolup ile check-in yaptıktan sonra BCWC’de ikram edilmek üzere lokum ve rakımızı aldıktan sonra uçağımızı beklemeye başladık. Yaklaşık 12 saatlik yolculuk normal kafayla çekilmez diyerek bir şeyler içmeye karar verdik. Boş şişelerini BCWC’ye götürmek üzere yanımıza almak istediğimiz biralara şişe başına 23 TL (evet yazı ile yirmiüç !!!!) ödedikten sonra bir şişe XUXU’yu bitirerek moda girdik ve uçuşumuzu gerçekleştirdik.

Yaklaşık 12 saatlik uçuşun sonunda Chicago’ya vardık. Valizlerimizi alacak ve dönüşte yanımızda götüreceklerimizi de düşünerek kamyondan hallice bir araç kiraladıktan sonra otelimize (OHIO HOUSE) doğru yola koyulduk.



OHIO HOUSE Amerkian filmlerinde gördüğümüz cinayet işlemeye müsait klasik bir motel, lokasyonu şehir içinde oldukça güzel bir yerde.

Eşyalarımızı otele bıraktıktan sonra gözümüz dönmüş bir şekilde bira arayışına başladık. İlk durağımız 1000 LIQUORS SHOP. Yaklaşık 1000 çeşit içki satılan bu dükkanda kasada duran Meksika’lı abimizin zerre anlaşılmayan konuşmasının yönlendirememesiyle bir şeyler almayı başardık. İkinci durağımız ise otelimizin arkasında bulunan HOOTERS.
Bira içmek ciddi bir iştir :) @HOOTERS






2. Gün: Chicago – Milwaukee

Sabah ilk ziyaret noktamız otelmize çok yakın olan HARD ROCK CAFÉ. Sabahın o saatinde sadece hediyelik dükkanı açık olsa da içeride sergilenen objeler harikaydı.
Daha sonra gitmeden önce iletişim kurduğumuz ve bazı biraları ayırttığımız TABB’S FOOD & LIQUOR‘e gidip Samir ile buluştuk. Bu dükkan diğerinden daha iyidi.
Biralarımızı aldıktan sonra Chicago’yu gezdik.
Chicago gezimizi tamamladıktan sonra Milwaukee’ye doğru yola çıktık. 1,5 saat süren bir yolculuk sonucunda otelimize ulaştık. Miller’in memlekti olan Milwaukee’de ilk yemeğimizi otelin altında bulunan MILLER TIME PUB & GRILL‘de yaptık. Burası eski objelerin de sergilendiği bir pub. Müzede yemek yemiş gibi olduk.

3. Gün: Milwaukee

Sabah Milwaukee Brewery Tour etkinliğine katıldık. Otele 15 dakikalık uzaklıkta bir sürü bira üreticisi var. İlk ziyaret noktası PABST BREWERY. Hediyelik dükkanında gerçekten eski ve güzel objeler de satılıyor. Bu kompleksin içinde yer alan ve eski bira üretim binasından dönüştürülmüş BREWHOUSE INN oteli görülmesi ve kalınması gereken bir yer.
İkinci ziyaret noktamız WATER STREET BREWERY. Küçük bir restorant şeklinde aynı zamanda kendi birasını da üreten bir yer. Duvarları bira kutuları ile kaplı güzel bir mekan.
3. Ziyaret noktamız SCHLITZ PARK. İçinde restorantı olan bu mekan aynı zamanda Milwaukee Bucks takımının genel Merkezi.
4. Ziyaret noktası olarak LAKEFRONT BREWERY’ye geçtik. Hem bira olarak hem de gezi olarak diğerlerinde daha iyi ve farklıydı. Firma sahibi tarafından gezdirildik. Girişte 5’er adet tahtadan yapılmış jeton ve bir tane tadım bardağı verildi.Bu jetonlarla 10 çeşit biradan beş tanesi tadılabiliyor. Bir masaya ziyaretçiler alsın diye etiket, altlık ve kapak koymuşlardı. Çıkışta ise tadım bardağını iade edenlere yerine cam bardak hediye ettiler.
5. ve son ziyaret noktamız olan BLATZ BREWERY ise artık orijinal binasında olmadığı için sadece dışardan bina olarak görülebiliyor.
Otele döndükten sonra sıradaki etkinlik room-to-room satış ve takas. Otel odaları birer sergi alanına dönüşüyor. Koleksiyonerler odalar arasında dolaşarak hem satış hem takas hem de birbirinden güzel ve değişik objeleri görme ve birbirleri ile tanışma fırsatı buluyor. Biz de odamızı Türkiye’den getirdiğimiz malzemelerle donatıp kapımızı diğer koleksiyonerlere açtık.
Akşam yemeğini BCWC başkanı Juan Carlos de Marco ile COMET CAFÉ‘de yiyoruz. Bira menüsü ve yemekleri gerçekten çok iyi.

4. Gün: Milwaukee

Sabah kahvatısını COLECTIVO CAFÉ‘de yaptık. Burası kahvaltı yapmak için (tabi Amerika’da kahvaltı olarak algılanan şeyden bahsediyoruz) tercih ettiğimiz bir mekan oldu. Daha sonra ilk ziyaret noktamız MILLER VALLEY’de Miller fabrika gezisi. Fabrika turu film gösterimi ile başladı. Daha sonra tesis içinde üretim alanını, paketleme alanını, eskiden kullanılan ve biraları soğuk tutmak için kullanılan mağarayı ve tadım için Miller Pub’I gezdik. Hediyelik dükkanı da görülmeye değerdi. Miller Valley içinde Budweiser şapkalı bir çalışan görmemiz de ilginçti.
İkinci ziyaret noktamız ise Milwaukee Brewers beyzbol takımının evi olan MILLER PARK. Milwaukee beyzbol takımının adı anlaşıldığı üzere şehrin karakteri ve başlıca endüstrisi olan bira üretimi ile ilişkili.
Buraya kadar gelip efsanenin müzesini gezmemek olmazdı. Miller Park’tan sonra rotamızı HARLEY DAVIDSON müzesine çevirdik. Müze gerçekten efsaneye yakışır bir şekilde düzenlenmiş. İki kattan oluşuyor. Ama her bir motor ve detayda o kadar çok vakit geçiriliyor ki dolaşması kısa sürmüyor. Biz de gittik gördük, Müze defterini kulübümüz adına imzaladık.

5. Gün: Milwaukee

Artık standımızı kurup getirdiklerimizi satma, takas etme ve İstanbul’da yapmayı hedeflediğimiz BCWC için tanıtım yapma günü. Standımızı kurduk. Rollup ve posterlerimizi yerleştirdik. Lokumuzuzu standa koyduk. Biz de alandaki yüzlerce stant arasındaki yerimizi aldık. Standımız çok ilgi gördü. Güney Afrika, Avusturalya ve diğer ülkelerden koleksiyonerler bizi ziyaret etti. Daha önce Türkiye’ye gelmiş olanlar özellikle bizimle uzun uzun sohbet ettiler.
Gün boyu yapılan stant aktivitesi sonrasında akşam “Craft Beer Night” organizasyonuna katıldık.

6. Gün: Milwaukee

Güne gene stant aktiviteleri ile başladık. Daha sonra DISCOUNT LIQOUR SHOP’a gittik. Burası gerçekten adama baştan hatta zıvanadan çıkartacak bir mekan. Zaten kasada poşet yerine bira kolilerine dolduruluyor alınanlar. Burada bazı özel biralar kişi bazlı limitli olarak satılıyor. Yani bütün malı tek başıma götüreyim diyemiyorsunuz.
Geldiğimizden beri aynı tipte yemek yemekten tatlı yiyemediğimizi farkettik. Yol üstündeki CHEESECAKE FACTORY bu açığı kapatmak için ideal bir mekandı.
Akşam aynı anda iki farklı salonda iki etkinlik vardı. Birincisi koleksiyonerlerin ülkelerini temsil eden kıyafetlerle katıldığı bir partiydi. Biz de TÜBİKOK olarak işlemeli yeleklerimizle partiye katıldık. (Maraş dondurmasının bira ile yapılanı meşhurdur bizim memlekette diyerek )
İkinci etkinlik ise koleksiyonerlerden oluşan müzik grubunun yaptığı canlı müzik eşliğinde dans partisiydi. Tabi katılımcılar 60+ olunca dans eden sayısı oturanların sayısına göre oldukça azdı.

7. Gün: Milwaukee

Bu gün BCWC’nin son günü. Stant aktivitesi saat 13:00’e kadar sürdü. Daha sonra delege toplantısı oldu. Bira kulüplerinin başklanlarının katıldığı toplantının sonunda adaylığımız ile ilgili hem İstanbul hem de BCWC sunumumuzu yaptık.
Akşam ise gala yemeğine katıldık. Gala yemeğinde uzun uzun konuşmalar, BCCA üyelerinin ve yeni yönetim tanıtımı, teşekkür etmeler vs. gibi sıkıcı bir süreçten sonra yılın bira kutusu, yılın bira şişesi, en iyi bira sunumu gibi ödüller verildi. Her masaya konulan hediye paketi ise çekilişle masadaki bir kişiye hediye edildi.

8. Gün: Milwaukee – Chicago

Artık geri dönüş zamanı. Sabah erkenden Chicago’ya doğru yola çıkıp günü Chicago’da geçirip, akşam da uçağa bineceğiz. Chicago’da NAVY PIER’de vakit geçirdik. Tabi bunun için ilk önce arabanın bagajının kapanması gerekti.

Pdf Versiyonu: 2nd-bcwc.pdf